En Son Yazılar

Gezi

Paris Günlükleri: Courtaud’un Çetesi 1450

28 Ekim 2015 // 1 Yorum

Paris’in en çok turist çeken noktalarından bir tanesi, Victor Hugo’nun 1831’de yayınlanan Notre-Dame’ın Kamburu romanıyla iyice ünlenen Notre-Dame Katedrali, şehrin tam da merkezinde, Ile de la Cite denilen bir adanın üzerinde bulunur. Seine nehrinin üzerindeki bu adayı ana karaya bağlayan bir sürü köprü var. O köprülerden biri olan Pont au [Devamı...]

İskoçya Notları #1: Ness Nehri’ne Doğru Kısa Bir Yürüyüş

30 Ağustos 2015 // 1 Yorum

İnverness kalesine tırmanırken uğuldayan sert rüzgârlar kulağıma hiçbir sesin sızmasına izin vermiyor. Etrafımızdaki dayanıklı ağaçların Macbeth’in Kral Duncan’ı iki adım ötemde öldürüşünü fısıldadıklarını duymak isterdim. Bir kralı öldürdüğünde sonraki kral sen olursun. Masum bir çiçek gibi görün ama onun altındaki yılan ol, diye yazmış [Devamı...]

Amsterdam Notları #1: Kırmızı Işıkları Aramak ve Bulmak

12 Ağustos 2015 // 1 Yorum

Amsterdam’da, kanallar ve birbirine çok benzeyen, karakteristik evler nedeniyle geçtiğiniz sokakların hepsi ilk başta birbirlerinin aynısı gibi gelir. Şehir engebesiz olduğu için ufukta size yönünüzü hatırlatacak yüksek bir tepe, saat kulesi, kale burcu yoktur. Üstüne üstlük Felemenkçe kalabalık bir dildir. Kelimeleri harflerle doludur. Sokak isimlerini okuyup [Devamı...]

Başkaldırmanın Maskeli Yüzü: V For Vendetta

6 Kasım 2014 // 1 Yorum

“Hatırla. Hatırla. 5 Kasım’ı hatırla.” Wachowski’lerin senaryosunu yazıp, yapımcısı olduğu 2005 tarihli V For Vendetta adlı filmi izlediyseniz bu tekerlemenin ne anlama geldiğini de bilirsiniz. Film, yayınlandıktan sonra bu tekerleme ve malum maske büyük bir popülariteye ulaşıp, baskıcı hükümetlere karşı direnen ülkelerdeki gençlerin ortak simgesi olmuştu. Film [Devamı...]

Yavuz Hakan Tok, Downtown To Ghetto hakkında yazdı!

30 Ağustos 2014 // 1 Yorum

Yavuz Hakan Tok, ülkemizde sayısı az olan, müziği hakkıyla yazabilen bir kaç yazardan bir tanesi. Grubum Snakeroot’un “Downtown To Ghetto” albümüne dikkat edip, sırf dinlemiş olsa bile bizim için bir madalya olurdu. O ise yazısıyla bizi mutlu etti ve derdimizi anlamasıyla da yalnızlığımızı azalttı. Kendi bloğunda yayınladığı yazıyı burada da [Devamı...]