En Son Yazılar

Eleştiri

Kahraman Dediğin Nedir Ki?

20 Eylül 2014 // 1 Yorum

AFRİKALI LEO Amin Maalouf The Big Lebowski‘de dedikleri gibi: Bazen bir adam vardır. Bir kahraman demeyeceğim. Hem kahraman dediğin nedir ki zaten? Ama bazen bir adam vardır. Hasan el- Vezzan’dan bahsediyorum. Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez Zeyyati’den. Yani en azından ailesinin ona verdiği isim buydu. Giovanni Leone de Medici diye çağrıldığı da oldu. Ya da Le Africanus [Devamı...]

Yavuz Hakan Tok, Downtown To Ghetto hakkında yazdı!

30 Ağustos 2014 // 1 Yorum

Yavuz Hakan Tok, ülkemizde sayısı az olan, müziği hakkıyla yazabilen bir kaç yazardan bir tanesi. Grubum Snakeroot’un “Downtown To Ghetto” albümüne dikkat edip, sırf dinlemiş olsa bile bizim için bir madalya olurdu. O ise yazısıyla bizi mutlu etti ve derdimizi anlamasıyla da yalnızlığımızı azalttı. Kendi bloğunda yayınladığı yazıyı burada da [Devamı...]

Biz / Entropi / İnsan İnsanın Kurdudur.

18 Ağustos 2014 // 4 Yorum

KAYIT 41: Biz/Entropi/İnsan İnsanın Kurdudur Birkaç gündür bir şey kaydedemedim. Tam olarak kaç gün oldu bilmiyorum. Bu aralar bütün günler tek bir gün gibi geliyor bana. P-502 incelemem için odama bir kitap bıraktı. Bir kitap, evet. Tüylerinizin diken diken olduğunu ve bir tatar yayı gibi gerildiğinizi hissedebiliyorum. Eski insanların hayal gücü denilen o illetten [Devamı...]

Olağan Şüpheliler

14 Ağustos 2014 // 1 Yorum

Sonu, izleyeni ters köşeye yatıran filmler hakkında yazı yazmak kolay bir iş değil.  Bu tür filmleri ilk kez izleyecek birisi için bu keyfin daha en başından katledilmesi ihtimali var. Ben filmlerin sonunu bilerek açık etmenin vandallık olduğunu düşünüyorum. Gerçi, ilk gösterime girdiği tarihten bu yana yirmi yıla yakın bir süre geçmiş bir filmin sırları, popüler [Devamı...]

Paris’te Son Tango

10 Ağustos 2014 // 2 Yorum

Paul’un kaybedecek bir şeyi kalmadığı en başından belliydi.  Çünkü gerçekte Bir-Hakeim köprüsünün üstünden geçen metro trenleri aşağıdakileri küfür ettirtecek kadar çok ses çıkartmıyorlar ama Paul, Patroclus’unu kaybetmiş Akhilleus gibi trenlere bağırıyor, çağırıyor, küfürler ediyor. Film, taşımak istediği kasveti ve umutsuzluğu o kadar güzel [Devamı...]