En Son Yazılar

Seyahat

Maradona, Napoli: Sempre Fedeli

2 Kasım 2015 // 1 yorum

Napoli’ye bir gemiyle gittim. Limandan bir taksiye bindim ve taksici beni çok da uzak olmayan şehir merkezine götürdü. Yolda çat pat İngilizceyle biraz konuştuk. Limandan aldığı için herhalde, bana habire “denizci” diyordu.Taksiciyi hiç bozmadım. Hem o üzülmesin hem de bildiğin, düz turist olduğumu belli etmek istemediğimden bu şekilde devam ettik. O bana [Devamı...]

Paris Günlükleri: Courtaud’un Kurt Çetesi 1450

28 Ekim 2015 // 1 yorum

Paris’in en çok turist çeken noktalarından bir tanesi, Victor Hugo’nun 1831’de yayınlanan Notre-Dame’ın Kamburu romanıyla iyice ünlenen Notre-Dame Katedrali, şehrin tam da merkezinde, Ile de la Cite denilen bir adanın üzerinde bulunur. Seine nehrinin üzerindeki bu adayı ana karaya bağlayan bir sürü köprü var. O köprülerden biri olan Pont au [Devamı...]

Inverness Notları #1: Ness Nehri’ne Doğru Kısa Bir Yürüyüş

30 Ağustos 2015 // 1 yorum

İnverness kalesine tırmanırken uğuldayan sert rüzgârlar kulağıma hiçbir sesin sızmasına izin vermiyor. Etrafımızdaki dayanıklı ağaçların Macbeth’in Kral Duncan’ı iki adım ötemde öldürüşünü fısıldadıklarını duymak isterdim. Bir kralı öldürdüğünde sonraki kral sen olursun. Masum bir çiçek gibi görün ama onun altındaki yılan ol, diye yazmış [Devamı...]

Viyana Notları #1: Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve Küçük Bir Siyah Paltolu Adam Hikayesi

24 Ağustos 2015 // 1 yorum

Soğuk bir havada Viyana’nın güzel katedrali Stephansdome’un önünde dolanıyoruz.  Kar küresinin keşfedildiği bu şehirde sanki hepimiz bir kürenin içindeyiz ve birinin bizi sallamasını bekliyoruz. Biri bizi sallayacak ve böylece kar yağacak. Öğleden sonraki kilisenin içinde verilecek rutin bir konser için bilet satan kostümlü adamlardan bir tanesi benim turistliğimi fark [Devamı...]

Amsterdam Notları #1: Kırmızı Işıkları Aramak ve Bulmak

12 Ağustos 2015 // 1 yorum

Amsterdam’da, kanallar ve biri diğerine çok benzeyen, karakteristik evler nedeniyle geçtiğiniz sokakların hepsi ilk başta birbirlerinin aynısı gibi gelir. Şehir engebesiz olduğu için ufukta size yönünüzü hatırlatacak yüksek bir tepe, saat kulesi, kale burcu yoktur. Üstüne üstlük Felemenkçe kalabalık bir dildir. Kelimeleri harflerle doludur.Sokak isimlerini okuyup [Devamı...]