En Son Yazılar

Edebiyat

Son 5 Kitap #4

15 Mart 2017 // 1 yorum

SATRANÇ / Stefan Zweig / Can (Çeviren: Ayça Sabuncuoğlu) Zweig’tan Satranç oyununa güzelleme,  hayatının bir nevi sürgünde geçen son dönemlerine ağıt. Daha önce Stefan Zweig okuduysanız bu biraz uzunca hikayenin neden bu kadar çok methedildiğine şaşırabilirsiniz. İlk kez okuyanlar için yazarı sevdiren duru, güçlü ve akıllı bir metin ama başıma bir şey [Devamı...]

Son 5 Kitap #3

2 Haziran 2016 // 1 yorum

MAUS / Art Spiegelman / İletişim Nazilerin yaptığı yahudi soykırımı hakkında okuduğum, izlediğim en çarpıcı eser bu çizgi roman oldu. Zerre duygu sömürüsüne yer vermeden, kahramanlık, fedakarlık hikayelerinin şanlı patikalarına sapmadan Auschwitz-Birkenau toplama kampından sağ çıkmayı başarmış bir bireyin akıl almaz hikayesini sanki dedenizden dinliyormuşsunuz [Devamı...]

Son 5 Kitap #2

18 Kasım 2015 // 1 yorum

Orhan Pamuk / BENİM ADIM KIRMIZI /İletişim Yayınları Geç kaldığım bir okuma. Sürekli erteliyordum, sonunda okudum. Orhan Pamuk’un bana göre en büyük iki eserinden biri. (Diğeri Kara Kitap) Bölümleri her seferinde başka bir karakterin, bazen romandaki nesnelerin, hatta ölülerin ve de renklerin anlatıyor olması romanı her sıkıştığı yerde kanatlandırıyor. [Devamı...]

Son 5 Kitap

18 Temmuz 2015 // 1 yorum

  ONCA YOKSULLUK VARKEN / Emile Ajar / Agora Hiç bilmediğimiz, başka bir Paris’in hikayesi. Yerin üstündeki yeraltı Paris’i. Arap orospu çocukları, Tunuslu beyler, Senegal’i eski boksör travestiler ve hepsine kol kanat geren bir yahudi kadın. Büyük romancı Romain Gary (Asıl adı Roman Kacew) Emile Ajar takma adıyla yazdığı bu romanda olan biteni birden [Devamı...]

İki Şehrin Hikayesi: Yeniden Dirilen

16 Kasım 2014 // 1 yorum

Klasik olmuş bir romanı okurken kendimizle ilgili karşılaşabileceğimiz en önemli mesele onu beğenmezsek ne yapacağımızdır. Öyle ya, yeni yazılmış taze bir romanı eleştirmek çok da zahmetli bir iş değildir. Tekniğini zayıf bulduğumuzda ya da konusu bizi sarmadığında onu yerden yere vurmak çok da zor olmaz. Savunmasızdır zaten; incecik, mavi damarları görünün [Devamı...]

Başkaldırmanın Maskeli Yüzü: V For Vendetta

6 Kasım 2014 // 1 yorum

“Hatırla. Hatırla. 5 Kasım’ı hatırla.” Wachowski’lerin senaryosunu yazıp, yapımcısı olduğu 2005 tarihli “V For Vendetta” adlı filmi izlediyseniz bu tekerlemenin ne anlama geldiğini de bilirsiniz. Film, yayınlandıktan sonra bu tekerleme ve malum maske büyük bir popülariteye ulaşıp, baskıcı hükümetlere karşı direnen ülkelerdeki gençlerin ortak simgesi [Devamı...]

100%: Paul Pope’tan Modern İnsan Güzellemesi.

18 Ekim 2014 // 1 yorum

Ülkemizde çizgi romana duyulan nankör bir sevgi var. Çocukluğunu 80’li yıllarda ifa edip Kızılmaske, Zagor, Tom Miks, Teksas okumayan var mıdır acaba? (Tommiksteksas’ın başlı başına bir janr ismi olduğunu bile düşünebiliriz hatta.) Basılı medyanın pek revaçta olmadığı 2000’li yılların nesilleri ise Marvel ve DC Comics’in Superman, Örümcek Adam, Iron Man, [Devamı...]

Kahraman Dediğin Nedir Ki?

20 Eylül 2014 // 1 yorum

AFRİKALI LEO Amin Maalouf The Big Lebowski‘de dedikleri gibi: Bazen bir adam vardır. Bir kahraman demeyeceğim. Hem kahraman dediğin nedir ki zaten?  Ama bazen bir adam vardır. Hasan el- Vezzan’dan bahsediyorum.  Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez Zeyyati’den. Yani en azından ailesinin ona verdiği isim buydu. Giovanni Leone de Medici diye çağrıldığı da oldu. Ya da Le [Devamı...]

Biz / Entropi / İnsan İnsanın Kurdudur.

18 Ağustos 2014 // 4 Yorum

KAYIT KIRK BİR Biz/Entropi/İnsan İnsanın kurdudur Birkaç gündür bir şey kaydedemedim. Tam olarak kaç gün oldu bilmiyorum. Bütün günler tek bir gün gibi. P-502 incelemem için odama bir kitap bıraktı. Bir kitap, evet. Tüylerinizin diken diken olduğunu ve bir tatar yayı gibi gerildiğinizi hissedebiliyorum. Eski insanların hayal gücü denilen o illetten ürettikleri bir takım [Devamı...]

Marquez Ve Cinler

10 Ağustos 2014 // 3 Yorum

  Geçen ay,  Aşk ve Öbür Cinler’i bitirdikten sonra aklıma pek çok şey geldi, pek çok şey düşündüm. En çok da neden bu kitabı okurken değil de okumayı bitirip kitaplıkta diğer “İlle De Roman Olsun” kitaplarının yanına yerleştirdikten sonra büyük bir keyif ve doygunluk hissettiğimin üzerine kafa yordum. Bu girizgâhtan, romanın kolay okunmayan, okuyucuyu [Devamı...]