En Son Yazılar

Son 5 Kitap #2

Orhan Pamuk / BENİM ADIM KIRMIZI /İletişim Yayınları
Okumakta geç kaldığım bir kitap. Sürekli erteliyordum, sonunda okudum. Orhan Pamuk’un bana göre en büyük iki eserinden biri. (Diğeri Kara Kitap.) Bölümleri, her seferinde başka bir karakterin, bazen romandaki nesnelerin, hatta ölülerin ve de renklerin seslendiriyor olması romanı her sıkıştığı yerde kanatlandırıyor. Başta bir cinayet romanı okuduğunuzu zannediyorsunuz  ve aslında biraz da boş yere katili tahmin etmeye falan çalışıyorsunuz. Yarısından sonra kitabının asıl derdinin sanatta şekil, üslup, ustalık üzerine kafa patlatmak olduğunu anlıyorsunuz. Romanın, Osmanlı resim sanatının, nakkaşlık geleneğinin peşine takılıp lafı dolandırdığı zamanlarda okuyucudan biraz çaba istiyor. Hikayeye hizmet etmeyen detayları bol bir kitap aynı zamanda. Fakat hepsi de ustalıkla ve keyif alınarak yerleştirilmiş. Hele son cümleler, son paragraf, Pamuk’un kitabı bağlayışı unutulmaz.

“Çünkü içinizde kalbinize nakşeylediğiniz bir sevgilinin yüzü yaşıyorsa eğer, dünya hâlâ sizin evinizdir.”

“Üslup diye tutturdukları şey, kişisel bir iz bırakmamıza yol açan bir hatadır yalnızca.”

“Gözünde bir zeka ışıltısı, yüzünde ruhundan yansıyan bir gölge gördüğüm herkesin gizli bir katil olduğunu anlamam için o zavallıyı öldürdükten sonra, İstanbul sokaklarında dört gün yürümem yetti.”

Umberto Eco / YORUM ve AŞIRI YORUM /Can Yayınları 
Edebiyat eserlerini nasıl yorumlamalıyız? (Hatta kimi zaman: Yorumlamalı mıyız? ) Bu eksende dönen bir takım tartışmaların, atışmaların derlendiği bir kitap. Sadece Umberto Eco değil, filozof Richard Rorty, edebiyat kuramcısı Jonathan Culler ve Stefan Collini eleştirmen Christine Brooke-Rose  1990 Tanner Konferansları çerçevesinde kozlarını paylaşıyorlar. Laf, genelde Eco’nun laf yetiştirmeleri ve dolayısı ile onun eserleri üzerinde dönüyor. Bu açıdan Eco severleri işin mutfağına az da olsa götüren bir derleme diyebiliriz. Edebiyat kuramıyla ilgilenenler için ise cazibeli bakış açıları mevcut.

“Yapacağımız tek şey, metinleri kendi amaçlarımız için kullanmakla yetinmektir.”

“…bir metnin, yazarın sözcükleri, okurların ise anlamı getirdikleri bir piknikten ibaret olduğunu kesinliyorlar.”

“Varoluş bir hastalıktır ve biz bunu biliriz.” 

Kazuo Ishiguro / BENİ ASLA BIRAKMA/ Yapı Kredi Yayınları
En iyi 100 kitap, 1000 kitap listelerinde sık sık karşıma çıkıyordu, merak ederek başladım. Çevremde kitabı okuyanlar da epey bir övdüler ama ben umduğumu bulamadım. Beğenmediğim, içine giremediğim kitaplar hakkında fazla yazmak istemem. Kaçırdığım bir şey vardır belki, bazen olur öyle. Özetle, kitabın ne anlatmak istediğini anladım ama bunu neden anlatmak istediğini anlamadım. (Filmi de çekilmiş, izleyeceğim.)

Platon / LYSİS / Kabalcı
Platon’un gençlik dönemi diyaloglarından Lysis “dostluk” kavramı üzerine felsefi güzellemeler içeriyor. Yaklaşık 40 sayfalık bu kısa diyalogta Sokrates, yine yağ gibi akıyor. Felsefe sevenlere hafif bir yemek.

(Derleyen) Tanıl Bora / TREN BİR HAYATTIR / İletişim Yayınları
Tanıl Bora’nın demiryolu kültürü üzerine yazılmış yazılardan derlediği bu kitap benim gibi meraklılar için ideal. Yine İletişim Yayınları’ndan çıkan Kemal Varol derlemesi Memleket Garları  ile kardeş kitap diyebiliriz. Kitap, Türkiye demiryolları hakkında hem teknik hem beşeri pek çok usta işi yazıya ev sahibi olmuş. Kitabın bana göre tek eksiği trenlerin içinden, vagonlardan, yemek vagonlarından, yolculardan, makinistler ve kondüktörlerden, yolculuğun kendisi hakkında deneyimlerden ve detaylardan bahseden fazla yazı yoktu derlemede. İşin aslı bir tane vardı. Bunu gözardı edersek, unutulmak üzere olan bir yolculuk hakkında harika bir derleme olmuş. Benim çok işime yaradı.

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı öyküsü İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı öyküsü Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı öyküsü Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı öyküsü İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı. "Başyapıt" adlı öyküsü Öykülem 08'de yer aldı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: