En Son Yazılar

Paris Günlükleri: Courtaud’un Kurt Çetesi 1450

Paris’in en çok turist çeken noktalarından bir tanesi, Victor Hugo’nun 1831’de yayınlanan Notre-Dame’ın Kamburu romanıyla iyice ünlenen Notre-Dame Katedrali, şehrin tam da merkezinde, Ile de la Cite denilen bir adanın üzerinde bulunur. Seine nehrinin üzerindeki bu adayı ana karaya bağlayan bir sürü köprü var. O köprülerden biri olan Pont au Change’i geçerek adaya ayak basıyorum. Kısa bir yürüyüşten sonra Notre-Dame karşıma çıkıyor. Önündeki genişçe meydanda her zamanki gibi bir turist kalabalığı var. Kimileri hem kuleye hem de katedralin içine girebilmek için ayrı ayrı kuyruklar oluşturmuş, kimileri ise meydandaki “sıfır noktası”nda hatıra fotografı çekiyorlar.

Kalabalığa uzak, sakin bir noktadan meydana bakıyorum. 1450 kışında bu meydan nasıl görünüyordu acaba? Kayıtlara göre katedralin inşaatı 1345’te sona ermiş. Yani Notre-Dame bütün yüceliği ile yine bu meydanda duruyordu. Çevredeki evlerin az çok değişmiş olabileceğini düşünüyorum. Belki daha mütevazı yapılar vardı. Meydan biraz daha belirsiz ama daha geniş olmalıydı. Yollar da öyle. O sene pek sert geçen kış ve durmadan yağan kar muhakkak her yeri örtmüş ve tenhalaştırmış, her şeyi daha sessiz bir hale getirmişti.

Paris’i istilacılara karşı koruyan meşhur surlar Kral Philippe Auguste tarafından 1200’lü yıllarda dikilmişti. Vaktiniz varsa bu surların günümüzdeki kalıntılarını Rue Charlemagne ve Rue des Jardins-Saint-Paul adreslerinde görebilirsiniz. Rue des Jardins-Saint-Paul’deki kalıntılar bilhassa görülmeye değer. Bu surlar zaman içerisinde istilalar ve savaşlar yüzünden yıprandılar. 1400’lü yıllarda artık sonuna gelinen Yüzyıl Savaşları yetmiyormuş gibi bir de Armagnac ve Burgundy aileleri arasında çıkan iç savaş yüzünden şehrin güvencesi olan surlar iyice boş verildiler. Duvarlar yıprandı, yer yer yıkıldı. Savaşın getirdiği yoksulluk ve kıtlık 1450’nin sert ve haşin kışı ile birleşince de olanlar oldu:

Açlıktan gözü dönmüş bir kurt çetesi, duvardaki yarıktan Paris’e sızdı.

O yıllarda, Paris’in çevresindeki kırsal alanda ve ormanlarda kurtların hüküm sürdüğü ve son on yıllık sıkıntılı süreçte zaman zaman yakındaki köylerde yaşayan insanlara saldırdıkları biliniyordu. Hatta kimi zaman, kurtlar gemi azıya aldıklarında, kralın emriyle kurulan özel ekiplerin bu kurtların peşine düştükleri de olmuştu. Ama 1450’de dahi büyük bir metropol olan Paris’e sızabilecekleri ve yaşatacakları dehşet kimsenin aklına gelmemişti.

Bu istilacı kurt çetesinin ışıklar şehri, güzel Paris’in sokaklarında kaç gün hüküm sürdüğü belirsiz. Ancak liderleri hala anımsanıyor, anlatılıyor. Söylentilere göre kızıla çalan renkte kocaman bir kurtmuş bu. Kuyruğu da bir sebepten kesilmiş gibi kısaymış. Hatta bu yüzden Paris’liler ona “Courtaud” adını koymuşlar: Kısakuyruk. Bu tarife göre Courtaud, bir İber kurdu. Ta Pirene’lerden kalkıp gelmiş, açlığın verdiği cüretle Paris’in kalbine saplanmış.

Courtaud ve kurtlar çetesi 1450 kışında, Paris’te tam kırk kişiyi öldürüp, yediler.

Kurdun dişi kemiğe dayanınca, soğuk bir sabah sokağa dökülen Paris’liler, Courtaud ve çetesine taşlarla, sopalarla saldırarak onları az önce yürüdüğüm Pont au Change’in yerinde bulunan eski köprüye kadar kovaladılar. Bileklerine kadar yükselen karda canlarını dişine takarak koşan, ağızları köpürmüş, gözleri kocaman olmuş kurtları düşünüyorum: Köprüden geçip Notre-Dame’ın meydanına kadar sürülen çete… Katedralin kapılarında kıstırılıyorlar. Courtaud, kırmızı tüyleri kabarmış, ince bileklerinin üzerinde dönüp kendisine fırlatılan taşlara ve mızraklara son bir kez hırlıyor. Ruhlarının ta içlerinden, için için köpüren o kırmızı diller.. 

Courtaud’un cesedi, azılı bir kanun kaçağı gibi bir direğe asıldı ve çürüyene kadar sergilendi.

wolves

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. 2014 yılında Snakeroot ile Downtown To Ghetto albümünü piyasaya sürdü. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı hikayesi Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı hikayesi Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: