En Son Yazılar

Viyana Notları #1: Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve Küçük Bir Siyah Paltolu Adam Hikayesi

Soğuk bir havada Viyana’nın güzel katedrali Stephansdome’un önünde dolanıyoruz.  Kar küresinin keşfedildiği bu şehirde sanki hepimiz bir kürenin içindeyiz ve birinin bizi sallamasını bekliyoruz. Biri bizi sallayacak ve böylece kar yağacak.

Öğleden sonraki kilisenin içinde verilecek rutin bir konser için bilet satan kostümlü adamlardan bir tanesi benim turistliğimi fark edip yaklaşıyor. Mozart, Mozart, diyor. Sonra nereden geldiğimi soruyor. Türkiye’yi duyunca gülümsüyor. “Arkadaş,” diyor. “İbrahim Tatlıses. Turkish Mozart.”

Katedralin içinde eski ve ağır bir koku var. Burası her ibadet evi gibi bana ölümü çağrıştırdığından olsa gerek aklıma Merzifonlu Kara Mustafa Paşa geliyor. İkinci Viyana kuşatmasının sonunda Kara Mustafa Paşa yıllar boyu sarıp sarmaladığı ama bir türlü alamadığı kentin karşılığında padişah IV. Mehmed Han’a kellesini verir. İnfaz için kapıcılar kethüdası Gazaz Ahmed Ağa ile Çavuşbaşı Mehmed Ağa İstanbul’dan Belgrad’a gelirler. Mühr-i hümayun ile Sancak-ı Şerif istenince Mustafa Paşa durumu anlar. “Bize ölüm var mı” diye sorar. “Olmak gerek.”

Yine de Belgrad’ta idam edilen paşanın yolculuğu orada sona ermez. Rivayete göre padişaha infazın kanıtı olsun diye vücuttan ayrılan kelle bir şekilde zamanında bir türlü giremediği Viyana kentine kadar gelir ve uzun süre Historisches müzesinde yıllarca sergilenir.

Stephansdome’un şehrin sembolü haline gelmiş güney kulesine bakıyorum. Katedral yapılırken diğer kanatta, güney kulesinin ikizi olacak şekilde bir de kuzey kulesi planlanmış ama asla bitirilmemiş. Bununla ilgili bir hikaye duydum. Katedralin yapımından sorumlu mimarın bir çırağı varmış. Bu çırak mimarın kızına aşıkmış ve onunla evlenmek istiyormuş. Mimar ise buna pek razı değilmiş ve çırağına kızıyla evlenmesine ancak kulenin inşaatını bir yıl içinde bitirebilirse izin vereceğini söylemiş. Bu tabii ki o zamanın şartlarında imkansız bir işmiş. Anlayacağınız mimar çırağına kibarca ve doğal olarak da zalimce hayır diyormuş. Efsaneye göre bir gün çırak umutsuzca çalışırken çatıda yaşlı bir adam belirmiş. Yaşlı adan çırağa kulenin inşaatını bir yılda tamamlamasına yardım edeceğini söylemiş. Karşılık olarak da çırak bir yıl boyunca Meryem Ana’nın yani Aziz Maria’nın adını ağzına almayacakmış. Çırak bu şartı kabul etmiş. Sahiden de yaşlı adam işleri hızlandırmış, kulenin kaidesi herkesi şaşırtan bir hızla yükselmeye başlamış. Ancak bir gün, Çırak Stephansdome’un çatısında çalışırken aşağıda mimarın kızını görmüş ve kendisini tutamayarak ona seslenmiş: Maria!
Çırak, kimine göre istemeden de olsa Aziz Maria’nın adını anıp yaşlı adamla anlaşmayı bozduğundan, kimine göre ayağı kaydığı için çatıdan düşmüş ve oracıkta ölmüş. Kuzey kulesinin yapımına şeytanın bulaştığını düşünen Viyana’lılar kulenin yapımını durdurmuşlar ve bir daha da kimse yapmaya kalkışmamış.

Dışarıda Stephansdome’un kuzeydoğu kanadında Osmanlı’nın bozguna uğratılmasını simgeleyen bir de heykel var. Heykelin baş kahramanı bir fransisken azizi olan Johannes Capistrano, 1451’de Viyana’ya gönderilmiş ve Osmanlı kuşatmasına karşı savaşacak olan askerleri kutsayan bir konuşma yapıp onlarla birlikte savaşa yürümüştü. Viyana’yı çok sevdiği için alamadığı dahi iddia olunan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın kellesi ise 2005 yılında Viyana eyaket kültür bakanı tarafından Türkiye’ye iade edilmeye çalışılmış. Türkiye kellenin paşaya ait olduğunu kabul etmediğinden bu teklifi reddetmiş. Kelleye epey uzun bir süredir sahip olduklarını ve artık ondan sıkıldıklarını düşünen Viyana eyalet yönetimi, kelleyi herhangi bir dine ait dualar okunmadan, sade bir törenle kimsesizler mezarlığına gömmüş.

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. 2014 yılında Snakeroot ile Downtown To Ghetto albümünü piyasaya sürdü. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı hikayesi Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı hikayesi Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: