En Son Yazılar

Bob Dylan, İlk Albüm: İki Mikrofon ve 402 Dolar.

Columbia Records’un New York’taki başı dumanlı binasındaki ofislerden bir tanesinde, Columbia’nın meşhur yetenek avcısı John Hammond, Bob Dylan’ı karşısına aldı ve şöyle dedi:  “Sana işin aslını söyleyeceğim. Yetenekli bir gençsin. Eğer bu yeteneğine odaklanıp onu kontrol edebilirsen, bir şeyler yaparsın. Seni oyuna alacağım ve bir albüm kaydedeceğiz.  Sonrasında neler olacağını görürüz.” Yıl 1961’di.

John, Bob’a,  ilk kez  imzalayan bütün çaylakların önüne koydukları 5 yıllık sözleşme metnini uzattı. Bob, bir kelimesini bile okumadı ve imzayı attı. John Hammond önüne bir takvim aldı. Kayıtlara ne zaman başlayabileceklerine dair bir gün belirledi. O günü yuvarlak içine aldı. Sonra şirketin reklam ve tanıtım işlerinden sorumlu Billy James’i çağırdı. Bu yeni sanatçı için bir tanıtım ve biyografi metni oluşturmak gerekiyordu.

Billy James işe Dylan’ın ailesi ile ilgili sorular sorarak başladı. Babası ne iş yapıyordu. Aile yaşantısı nasıldı? Nerelerde bulunmuştu, ne gibi işler yapmıştı? Ne tür şarkılar çalıyordu? Bob bu basma kalıp sorulardan anında sıkıldı. Billy James’e evden kovulduğunu söyledi. Büyük bir yalan olarak pek çok yerde dolandığını, pek çok işe girip çıktığını ve hatta fırın kamyonu bile kullandığını anlattı.

“Peki buraya nasıl geldin?”

“Yük katarıyla.”

“Yük treni dediğin yani yolcu treni mi?”

“Hayır, yük treni.”

“Yani yük vagonu gibi mi?”

“Evet yük vagonu gibi, yük treni gibi.”

rectangle

Columbia Records, 60’lı yıllarda Amerika’nın en önemli plak firmalarından bir tanesiydi.  Bob Dylan’ın da aralarında olduğu, Wha?, Gaslight gibi kafelere takılıp folk müzik icra eden sanatçıları dinleyen kısıtlı bir kesim olduğundan genelde onların plaklarını ikinci sınıf firmalar basardı. O yüzden Bob Dylan’ın Columbia ile plak sözleşmesi yapması sıradışı bir olaydı. Ne var ki John Hammond da sıra dışı bir adamdı ve Bob’taki yeteneği n kokusunu hemen almıştı. 1972 yılında Bruce Springsteen’i de keşfedip Columbia’ya getiren o olacaktı.

John Hammond, Bob Dylan’la 14 Eylül 1961’de Richard Farina’nın evinde tanıştı. O zamanlar Farina’nın karısı olan folk şarkıcısı Carolyn Hesler’in albüm kayıtları için prova yapıyorlardı. Bob da bu albümde mızıka çalacaktı ve John Hammond’un  bunu onaylaması gerekiyordu. John Hammond, Bob’ı dinledikten sonra Carolyn Hesler’in albümünde yer almasına izin verdi.  Daha sonradan anlattığına göre, daha o noktada Bob Dylan ile bir sözleşme imzalamayı kafasına koymuştu. Çocukta değişik bir yetenek olduğunu daha o gün sezmişti. Bob Dylan bir deneme kaydı için Columbia’ya davet edildi.  Hem Bob Dylan hem Hammond hem de Columbia’nın A&R direktörü Mitch Miller sözleşme imzalama aşamasına gelmeden önce deneme amaçlı bir demo kaydının yapıldığını teyit ediyorlar. Ancak bu kayıt Columbia’nın arşivlerinde bulunamadı.

JohnHammond1

Deneme kaydı ve sözleşmenin imzalanmasından sonra John Hammond’un belirlediği kayıt tarihi 20 Kasım’dı. 20 Kasım gelene kadar Bob, kız arkadaşı Suze Rotolo’nun kardeşi Carla’nın evine kapandı ve kendini buradaki plakları dinlemeye ve albümü için repertuarına yeni şarkılar katmaya adadı. Carla’nın anlattığına göre Bob kendisini gece gündüz demeden Folkways Anthology of American Folk Music, Ewan MacColl and A. L. Lloyd şarkıları, Rabbit Brown, tabii ki Guthrie ve belirlediği bazı blues şarkılara vermişti.

Albümün kaydı çok çabuk gerçekleşti. 20 ve 22 Kasım tarihlerinde öğleden sonraları yapılan üç kısa seans ile kayıtlar bitirildi. Seanslar kısa sürse de kayıtları almak hiç kolay olmadı. Bob’ın kayıt konusundaki acemiliği ve öğrenmeyi reddeden tavırları işleri zorlaştırıyordu. John Hammond’un deyimiyle bütün P leri patlatıyor, bütün S’leri çısırdatıyor ve zaman zaman mikrofonu unutup kaydın dinamiğini bozacak şekilde uzaklaşıyordu.  Kayıt işleri ile haşır neşir olanlar John Hammond’un neden bahsettiğini anlayacaklardır.

Buna rağmen seanslarda kaydedilen 17 şarkının çoğu tek seferde kaydedildi. Bu şarkıların 13 tanesi albümde kendine yer buldu. “Baby Let Me Follow You Down,” “In My Time of Dyin’,” “Gospel Plow,” “Highway 51 Blues,”  ve “Freight Train Blues” tek seferde kaydedilen şarkılardır. Bu anlamda dinlerken bana çok büyük heyecan veriyorlar. Büyük bir sanatçının ilk adımlarının samimi, müdahale edilmemiş, süslenmemiş bir halde, zamanın kendi akışı ve olasılığı içerisinde kayıt altına alınmış olması çok hoşuma gidiyor. Bunda Bob Dylan’ın şarkılarına çok iyi hakim olmasının yanı sıra dâhilere özgü bir aksiliğinin de payı var. “Aynı şarkıyı iki kere üst üste çaldığımı hayal bile edemem,” diyor kendisi. “Bu berbat bir şey.”

Dylan_Bob_089_1448296c

Bu albümün yayınlandıktan sonra çok büyük ilgi çektiğini söylemek mümkün değil. Bob Dylan ikinci albümü ile patlama yapana kadar ilk albüm pek kimsenin ilgisini çekmedi ve hatta Columbia içinde John Hammond’un bu Bob Dylan kumarı şakalara bile konu oldu. Albüm Bob Dylan’ın albümleri içinde herhangi bir sıradan Amerika listelerine giremeyen tek albümdür. Buna rağmen  İngiltere listelerinde kendin yer buldu ve 13. sıraya kadar yükseldi. Oysa Amerika’daki ilk satış rakamları 2500 kopya civarındaydı ki bu oldukça kötü bir rakamdı. Buna rağmen firma zarara uğramadı. John Hammond’un da söylediği gibi tüm albüm topu topu iki mikrofona ve 402 dolara mal olmuştu.

BobDylan

Bu albümde yer alan ve çok sonra Animals grubunun daha da meşhur edeceği “House of the Rising Sun” şarkısını Bob Dylan, arkadaşı ve bir başka folk müzisyeni olan Dave Van Ronk’tan öğrenmişti. Dave Greenwich Village kafelerindeki repertuarında bu şarkıya muhakkak yer verir ve çok da güzel icra ederdi. Kayıttan sonra Dave’e bir kafede rastlayan Bob Dylan ona bu şarkı ile ilgili bir planı olup olmadığını sordu. Dave de Bob’un çoktan kaydetmiş olduğunu bilmeden şarkıyı kendisinin kaydedeceğini söyledi. Bu şarkı hakkında uzun zamandır planları vardı ve Bob’tan şarkıyı repertuarından çıkartmasını istiyordu. Dylan o an “Ben şarkıyı çoktan kaydettim,” diyemedi ve Dave Van Ronk durumu ancak albüm piyasaya çıkınca öğrendi. Epey bir bozuldu ve kendi repertuarında bu şarkıya bir daha yer vermedi. Yıllar sonra Animals grubu bu şarkıyla müthiş bir ün sağlayınca Bob Dylan da bir daha çalmadı.

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. 2014 yılında Snakeroot ile Downtown To Ghetto albümünü piyasaya sürdü. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı hikayesi Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı hikayesi Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: