En Son Yazılar

Bob Dylan: Lyon Konseri

Lyon’a iki gün önceden geldim. Çok şey vaat etmese de sakin ve huzurlu bir şehir. Eski şehirde, katedralin çevresindeki dükkanlar ve lokantalar vakit öldürmek için ideal. Hollywood’a çok hizmetleri dokunmuş Dan Ohlmann’ın Minyatür Müzesinde (Ayrı bir yazı konusu) koca bir günü yiyebilirsiniz zaten. Konserden bir gün önce sürekli yağmur yağdı ve hava enikonu soğuktu. Fakat konser günü serin ama güneşli bir sabah bizi karşıladı. Gerçi konser kapalı bir salonda olacağı için yağmurun zararı yok. Kaldığım otel konser salonunun tam karşısında.  Dışarıya bakınca Faslı, Cezayirli ve Senegalli dönercilerin yerlerini almaya başladığını görüyorum. Bir grup insan konsere en önden girebilmek için Tony Garnier Hall’ın önünde beklemeye başlamışlar.

Biletin üzerinde Bob Dylan’ın 19:30 da sahne alacağı yazıyor. Gönlümü daha fazla oyalayamıyorum ve saat 18:00 gibi konser salonuna giriyoruz. Girişte bizim Terkos pazarını anımsatan kıvamda bir tişört, hediyelik eşya tezgahı açılmış. çeşitli tişörtler, posterler, anahtarlıklar, şapkalar falan var. Tişörtler 30 euro ve kadın erkek ayrı modeller var. En az 10 ayrı dizayn vardı benim gördüğüm.Oldukça çeşitli bir koleksiyon getirmişler yanlarında.

Konser salonu uçak hangarına benziyor ve üç dört tane Boeing uçağının sığacağı kadar geniş. Verilen konserlerin boyutuna göre oturulacak yerleri ayarlayabiliyorlar. Bu konser için alanın tamamı kullanılmamış. Bir kaç hafta önce Metallica da çalmış burada mesela. Bob Dylan için biraz küçümen bir alan ayırmışlar. Olsun. Bira satıyorlar en bir alkollüsünden.

Gelenlere bakıyorum. Yaşını başını almış çok insan var ama bir o kadar da genç nesilin katılımını görüyorum. Sahnenin önünde birikmiş bir sürü insan var. Bir kısmı da biraz daha arkada yere oturmuş. Oturma yerleri, tribünler de yavaş yavaş doluyor.

IMG_1566x

Bob dylan 19:45 gibi sahne aldı. O gelmeden önce salon hınca hınc dolmuştu.Önce beyaza yakın gri takım elbiseleri ile grubu geldi . Sonra fazla bekletmeden beyaz şapkası ve amerikan iç savaşı askeri üniformalarına benzeyen kıyafetiyle Bob Dylan da ortaya çıktı ve klavyenin başına geçti. Gitarist Charlie Sexton uzun boyuyla dikkat çekiyor şimdiden. Tam bir maestro gibi grupla Bob Dylan arasındaki bağlantıyı kurmaya çalışıyor. İşi zor. Bob Dylan sahnede kafasına göre takılıp ne ton ne trafik dinleyen bir adam. Bir değişiklik yapmaya karar verdiğinde grup ona uymak zorunda. Bob Dylan klavyenin arkasında olduğundan sahne Sexton’a kaldı zaten. Leopard-Skin Pill-Box Hat ile başladılar. Fena değil, fena değil.

It’s All Over Now, Baby Blue ile devam ediliyor. Bob Dylan gitara geçti. Kulağım yanlış duymuyorsa Dylan saçma sapan yerlerden çalıp detone sesler çıkartıyor. Bir sıkıntı var. Az önce dediğim şey oldu sanırım. Sexton sürekli bob dylan’ın eline koluna bakıp ne yapmaya çalıştığını anlamakla meşgul gibi. Gördüğü akorları basçıya söylüyor, şarkıyı ona göre idare ediyorlar. Aşağıda çok eğleniyoruz yine de.

I’ll Be Your Baby Tonight’tan sonra Just Like a Woman geliyor. Bob yine klavyede. Şarkıda Just Like a Woman kısmını seyircinin söylemesine izin veren bir boşluk koymuşlar. Zaten onun dışında şarkılara eşlik etmek mümkün değil. Bilindiği üzere Bob Dylan ve grubu yıllardan beri eski şarkıları albümdeki hallerinde tamamen farklı düzenlemelerle çalıyorlar.Onun konserlerinin önemli bir özelliği de budur, Bob Dylan albüm kayıtlarında bile bir şarkıyı iki kere aynı şekilde çalmak istemez ama son dönem de iyice ayyuka çıkan bu durum sayesinde seyirciler pek bir koro zevki yaşayamıyor. Yine de o boşlukta Just Like a Woman diye bağırmak iyi geliyor.

Bob-Dylan-Live-

Devamında High Water, Simple Twist of Fate, The Levee’s Gonna Break, Blind Willie McTell, Cold Irons Bound, Tryin’ To Get To Heaven, Highway 61 Revisited ile devam ediyoruz. Konserin başından beri tek kelime etmedi ama arada bir seyirciye gülümsüyor.
Ain’t Talkin’ de arkamdaki Fransız kızın şarkıyı söyleme çabasına tanık oluyorum. Sadece talkin leri doğru zamanında söyleyebiliyor. Beyhude bir uğraş. Kulağımdaki bu sabotaja rağmen Bob Dylan şarkıyı nefis söylüyor. Hatta bu konserden aklımda kalan en güçlü ve dramatik performans bu şarkıya ait.

Thunder on the Mountain ve Ballad of a Thin Man ile konser sona eriyor. Ballad of a Thin Man’de Bob Dylan’ın iyice kıvama gelip coştuğunu ve mikrofonla hard rock solistlerini anımsatan artistik bazı hareketlerde bulunduğunu da belirteyim. Grup elemanlarını da tanıtıyor güzelce. Demek ki keyfi yerinde. Basçı Tony Garnier, tesadüfen konser salonu ile aynı ismi taşıdığından extradan alkış alıyor. Bob Dylan da, bunun böyle bir sürü başka binaları da var sağda solda diyerek, espriyi patlatmayı ihmal etmiyor. Önceden hazırlamıştır aklında, namussuz.

Bis için geri dönüyorlar. Muhteşem bir Like a Rolling Stone ve bambaşka bir Blowin’ in the Wind dinliyoruz ve gidiyorlar. Işıklar bir süre yanmayınca lan acaba bir bis daha mı diye bir süre daha bekliyoruz ama sonunda etraf aydınlanıyor ve teknisyenler, çalışanlar tam gaz alet ekipmana dalıp kabloları sökmeye başlayınca ve birileri davul parçalarını uzaklara taşıyınca biz de konserin bittiğini kabullenip çıkışa doğru yollanıyoruz.

382053_10151211322328821_1382573218_n

Dışarısı aydınlık hala. Saat 21:30 falan. Aklı ticarete çalışan bazı Afrikalı-Fransız arkadaşlar Bob Dylan’ın posterlerini basmışlar, arkalı önlü siyah beyaz posterler. 3 euro’ya satıyorlar kapıda. Bildiğin korsan yani. Alışverişimi yapıp, arkalarından “zabıta geliyor lan” diye bağırıyorum. Zabıta falan yok tabii, Lyon’da zabıta ne gezer. Bala üşüşen arı misali çevrelerine toplanan insanlara bir iki dakika içinde mevcut stoklarını satıyorlar.

531131_10151211323178821_247087205_n

 

Cezayirli ablalardan bizimkilere pek benzemeyen ama tadı da fena olmayan tavuk dönerimi alıp, bir Bob Dylan şarkısı mırıldanarak otele doğru yola koyuluyorum. Caddenin karşısı zaten.

Lyon,
20 Haziran 2010

Bob Dylan And His Band:

Bob Dylan — vocals, piano, harmonica
Stu Kimball — rhythm guitar
Donnie Herron — pedal steel, lap steel, electric mandolin, banjo, violin
Charlie Sexton — lead guitar
Tony Garnier — bass guitar
George Receli — drums, percussion

Set List:
Leopard-Skin Pill-Box Hat
It’s All Over Now, Baby Blue
I’ll Be Your Baby Tonight
Just Like A Woman
High Water (For Charley Patton)
Simple Twist Of Fate
Blind Willie McTell
Cold Irons Bound
Trying To Get To Heaven
Highway 61 Revisited
Ain’t Talkin’
Thunder On The Mountain
Ballad Of A Thin Man
Like A Rolling Stone
Blowin’ In The Wind

 

 

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. 2014 yılında Snakeroot ile Downtown To Ghetto albümünü piyasaya sürdü. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı hikayesi Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı hikayesi Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı.

Bob Dylan: Lyon Konseri hakkında 2 Yorum

  1. Öyle guzel anlatmissinki konseri insanin orada olasi o ani yasayasi geliyor. Ve hic bilmedigim seyler ogreniyorum.. Kısa bir yazida olsa sehri taniyoruz.. Bob Dylan nin herseferinde farkli soyledigini ögreniyoruz.. Bu önemli bir ayrintiydi:)))

    Liked by 1 kişi

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: