En Son Yazılar

Johnny Cash: AT FOLSOM PRISON

Johnny Cash, Folsom hapishanesinde, mahkûmlar için vereceği konserini kaydetmeden bir gece önce, El Rancho Motel’de sıkıntılı bir bekleyiş içinde. Gelen haberlere göre Nashville’de hava durumu oldukça kötü ve konserinde ona eşlik edecek The Statler Brothers’ı, Carl Perkins’i, Cash’in eşlik grubu The Tennessee Three’yi ve de Columbia şirketinden prodüktör Bob Johnston’u buraya, Sacramento’ya getirecek uçağın kalkıp kalkmayacağı belli değil. Nashville telefonla aranıyor ve ekibin çoktan havalandığı, şu an tahminen San Francisco üzerinde olduğu öğreniliyor. Cash’in yüzüne bir rahatlama ifadesi yerleşiyor. Endişelenecek bir şey kalmadığı için diğerleri ile birlikte bir otel odasında vakit geçirmeye başlıyor. Floyd Gressett, Ventura’daki Avenue Community kilisesinin rahibi, Cash’tan bir iyilik istiyor: “Johnny, dinlemeni istediğim bir şarkı var. Glen Sherley adında bir mahkûmun yazdığı bir şarkı bu. Kendisi Folsom hapishanesinde silahlı soygundan ömür boyu hapse mahkûm. Sana daha önce bunu söyleyemedim çünkü çok yoğundun ama en azından yarın konser sırasında şarkıyı duyduğundan ya da kaydını dinlediğinden bahsedersen, şarkıyı yazan çocuğu çok mutlu edersin. Yarın o da seni izleyenler arasında olacak.”

“Şunu dinleyecek bir şey yok mu?” diye soruyor Cash.

“Bende var,” diye yanıtlıyor onu odada bulunan gazeteci Gene Beley ve dışarı çıkıp konserin bir kısmını kaydedebilmek amacıyla satın aldığı Sony marka makaralı kayıt cihazını getirmeye gidiyor. Geri geldiğinde makara dönmeye başlıyor ve Cash’in sesine de benzeyen, derin bir ses duyulmaya başlıyor: “Tamam.., Greystone Chapel adlı şarkının kaydıdır.” ve şarkı başlıyor:

“Inside the walls of prison, my body may be,

(Hapishane duvarlarının içinde olsa da bedenim)

but the lord has set my soul free…”

(Tanrı serbest bırakmıştır ruhumu)

Sesine gitarıyla eşlik eden şarkıcının sözleri odayı doldurdukça Johnny Cash’in o derin çizgilere sahip yüzü gevşiyor ve bir tren katarını hatırlatan gözleriyle gülümsüyor. Müzik bitince Cash “Bu şarkı kaydedilmeli ve yayınlanmalı ama daha önce ben bunu yarınki konserde çalmak ve kaydetmek istiyorum,” diyor ve not defterine şarkının sözlerini karalamaya başlıyor. Daha sonra da bir elini dizine vurup ritm tutarak şarkıyı mırıldanıyor.

“At Folsom Prison” albümü Johnny Cash’in 1960’ların sonunda mahkûmlardan oluşan seyircilerin karşısında canlı olarak kaydettiği iki efsanevi albümden biridir. Folsom hapishanesindeki kaydın başarısı ve gördüğü büyük ilgi üzerine bir benzeri de San Quentin hapishanesinde kaydedilmişti. “At Folsom Prison” albümü 13 Ocak 1968’de kayda alındı. Aynı yıl içinde, Mayıs ayında Columbia etiketiyle yayınlandı. 1999’da yayınlanan yeni versiyonunda daha önce yayınlanmamış olan “Busted”, “Joe Bean” ve “The Legend of John Henry’s Hammer” şarkıları da eklenmiş ve böylece bu efsanevi konserin eksik kısımlarının bir bölümü daha dinleyicilere ulaşabilmişti. Aslına bakarsanız o gün kaydedilen 4 şarkı daha vardı “I’m Not in Your Town to Stay,” “I’ve Got a Woman,” “Long Legged Guitar Picking Man,” ve “Greystone Chapel” şarkısının alternatif bir versiyonu. Bu şarkılar henüz gün ışığına çıkmadı.

jc-folsom-prison

Johnny Cash, Folsom eyalet hapishanesi ile ilgili şarkısını, yani Folsom Prison Blues’u 1955’de yayınlamıştı. Bu şarkı Johnny Cash’in ilk çıkışını yaptığı ve Sun Records firması ile adını duyurmayı başardığı şarkılardan bir tanesiydi. Johnny Cash’e bu şarkıyı yazmak için ilham veren izlediği bir film olmuştu. Hava kuvvetlerindeki görevi nedeniyle bulunduğu Almanya’da izlediği, Steve Cochran ve David Brian’ın rol aldığı “Inside the Walls of Folsom Prison” (1951) adlı film onu öyle etkilemişti ki, oturup böylesine güçlü ve ölümsüz bir şarkı yazabilmişti. Şarkıda geçen meşhur Reno mısrası için ise Johnny Cash şöyle diyor: “Kalem elimde oturmuş bir insanın bir diğer insanı öldürmesi için en korkunç, en berbat sebebin ne olabileceğini düşünüyordum. Aklıma bu geldi.”
“Reno’da bir adam vurdum, sadece öldüğünü seyretmek için.”

Reno, Nevada’da adam öldüren birinin California’daki bir hapishaneye neden tıkıldığı sorusu bir tür şehir efsanesi gibi yayıldı ve pek çok yerde bu soru soruldu. Verilen cevaplardan en çok kabul göreni şarkıda bahsedilen kişinin Reno’da cinayeti işledikten sonra cesedi arabanın bagajına yerleştirip yola çıkması ve California’da yakayı ele verdiğidir. Bu şüphesiz ki başka bir yazının ya da bir Quentin Tarantino filminin konusu olacak şekilde dallanıp budaklanabilir.

At Folsom Prison albümünün kayıtları Columbia Records firmasından Bob Johnston’un prodüktörlüğünde gerçekleşti. Bob Johnston daha önce Bob Dylan’ın da pek çok albümünde prodüktörlük yapmıştı. Dylan’ın Nashville Skyline albümünde yer alan “To Be Alone With You” şarkısının başında Bob Dylan’ın “Is it rolling, Bob?” (kayıtta mıyız, Bob?) diye seslendiği Bob, bu meşhur Bob Johnston’dur. Johnston, Dylan haricinde Elvis Presley, Patti Smith, Simon& Garfunkel ve Leonard Cohen gibi efsane isimlerle de çalışmıştı.

Folsom hapishanesinde Johnny Cash ile birlikte omuz omuza çalan efsane kadro ise kadro şöyleydi:  June Carter – vokal,  Marshall Grant – bas gitar, W.S. Holland – davul,  Carl Perkins – elektrik gitar,  Luther Perkins – Elektrik gitar ve The Statler Brothers – vokaller

jcash

Konser Folsom Prison şarkısı ile başlıyor. Gazeteci Gene Beley’in yukarıda sözü geçen kayıt cihazında açılış sekansının daha uzun bir versiyonu var. Bir kişi seyirciye hitaben konuşuyor: “Johnny Cash geldiğinde kendini takdim edecek ve kayıt başlayacak. O kendini takdim ettiğinde büyük bir gürültü koparmanızı, ona güzelce bir hoş geldin demenizi istiyorum,” gibisinden şeyler söylüyor. Albümde bunları duymuyoruz. Albüm Johnny Cash’in kendisi gibi efsane olmuş sözleriyle, kendi kendini takdim edişi ile başlıyor. Siyahlı adam “Hello, I’m Johnny Cash” der demez kıyamet kopuyor ve müzik başlıyor. Suç, cinayet, hapishane ve de elbette kayıp ve pişmanlık temalı sözler Cash’in, biraz da titreyen o tumturaklı sesinden dökülmeye başlıyor. Heyecanlı olsa gerek. “Sadece ölüşünü izlemek için bir adamı vurdum Reno’da” dediğinde seyirciden aldığı tezahürat bu hapishane albümünü de özel yapan ilk anlardan bir tanesi oluyor.

Sonraki şarkı olan ve ancak 1999 tarihli yeniden yayınlanan versiyonda yerini alabilen “Busted” (Enselendim) Folsom Prison Blues’un alkışları arasında ağır ve nazik bir tempoda salınarak başlıyor. Aslen Harlan Howard’ın yazdığı hapishane temalı kısacık bir şarkı olan “Busted” yine seyiricinin coşkulu alkışlarıyla sonra eriyor.

“Busted”ı Merle Travis’in yazdığı “Dark as the Dungeon” (Bir Zindan Gibi Karanlık) takip ediyor. Şarkının ortasında müzik devam ederken Cash,  maskaralığı biraz abartan bir mahkûma hitaben kibarca ve gülerek “Lütfen, şarkı sırasında gülmeyelim,” diyor. (“No laughing during the song, please!”) mahkûm da Amerika’da o yıllarda yayınlarda sarfedilmesi hoş olmayacak bir seviyede küfür kabul edilen bir kelime olan  “Hell” sözcüğünün geçtiği bir şekilde cevap veriyor.  Cash gülerek, “I know hell,” diyor. “Kayıttayız, biliyorsun değil mi?” Şarkının sonuna kadar başka vukuat olmuyor. Şarkı sonunda Cash alkışlara teşekkürlerle cevap verirken şeytani zekâsını ve karanlık muzipliğini sergileyen bir şekilde seyirciyi uyarıyor. “Bu konser, albüm olarak yayınlanmak üzere kayıt edildiğinden dolayı, hell, shit ya da buna benzer küfürlü kelimeleri söyleyemezsiniz,”  diyor gülerek. En unutulmaz anlardan bir tanesi.

Konser, Cash’in kendi yazdığı bir şarkı olan “I Still Miss Someone” (Birisini Hala Özlüyorum) ile konser devam diyor. Bu şarkının en güzel yorumlarından biri bu albümdedir.  Her iyi şarkı yazarı gibi, empati duygusu güçlü olan Cash, bu insanların hapishane ortamında neler hissettiğini, neleri özlediğini, hangi duyguları biriktirdiğini çok iyi biliyor ve buna uygun şarkı seçimleri yapmasının yanında, şarkıları icra ederken sesine o samimiyeti taşımayı da çok iyi beceriyor.

Johnny_Cash-At_Folsom_Prison-Interior_Trasera

“I Still Miss Someone” biter bitmez grup coşkulu bir şekilde swing tarzında eski bir şarkı olan “Cocaine Blues”a geçiyor. Albümün tepe noktalarından bir olan bu şarkı, viski ve kokainin etkisi altındayken karısını öldüren, bir süre kaçtıktan sonra yakalanan ve asıl adı Jack Brown değil de Willy Lee olan bir suçlunun hikâyesini gözünü budaktan sakınmadan anlatmaktadır. Durum böyle olunca, konseri izleyen mahkumlar her kıtanın sonunu alkışlarla onurlandırıyor.  Detay sevenler için gelsin: Konserin başından bu yana Johnny Cash’in boğazında bir sorun var ve şarkı aralarında sık sık öksürerek temizlemeye çalışıyor. Bu şarkının bir yerinde, şarkının sözleri şöyle diyor: “Şerif geldi, öksürdü öksürdü ve boğazını temizledi: Gel bakalım mahkeme salonuna seni pislik!”  İşte tam bu anda Johhny Cash de sözlerin arasında boğazını temizlediği bir öksürük yerleştiriyor. Hem işini görüyor hem de şarkıya teatral bir hava, bir gerçeklik ve samimiyet katıyor. Zaten bu şarkıdan sonra, Johnny Cash’in de dediği gibi, artık Folsom Hapishanesi ona aittir ve istese o anda bir ayaklanma başlatabilir.

Asılmasına sadece 25 dakika kalan bir adamın hallerini komik ve de küstah bir tarzda anlatan sonraki şarkıya (25 Minutes to Go / 25 Dakikam Kaldı) geçmeden önce bazı anonsları duyuyoruz. Numaraları ile anılan mahkûmlardan bazıları hapishane resepsiyonuna davet ediliyorlar. Biz de burasının bir hapishane olduğunu ve konserin gerçek mahkûmların önünde gerçekleştirildiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Şarkı hareketli bir tempoda başlıyor. “Then the sheriff said boy, I’m gonna watch you die / Got 19 minutes to go/ So I laughed in his face and I spit in his eye/ Got 18 minutes to go”  (Şerif gelip dedi ki, ölmeni izleyeceğim evlat / 19 dakikam kaldı gitmeye / Güldüm ben de suratına ve suratına tükürdüm / 18 dakikam kaldı gitmeye.) Sözler yine büyük bir alkış topluyor. Sonlara doğru Cash kalan dakikaları biraz karıştırıyor. Önce 5 diyor, sonra 7 ve sonra 3 dakika oluyor. Boğazındaki hırıltılar iyice artıyor ve şarkının sonunda boğazını güzelce temizliyor.

 

Sonra Orange Blossom Special’i çalıyorlar. Aslen meşhur bir bluegrass standardı olan bu şarkıda Johnny Cash armonika çalmaya başlıyor. Orjiinalinde kemanla çalınan bölümü 2 armonikayı hızlı bir şekilde değiştirerek başarıyla icra ediyor. Yine fazlasıyla hak edilen alkışlar…

Derken Johnny Cash’in sesine çok yakışan bir country klasiği başlıyor: The Long Black Veil. Daha önce pek çok kişi tarafından yorumlanmış bu şarkı da bu hapishane repertuarında yerini hak ediyor. Zira şarkı masum olduğu halde cinayetle suçlanan bir adamın öyküsünü anlatıyor. Ancak adam kendini temize çıkartamıyor çünkü bunu yaparsa en iyi arkadaşının karısıyla yaşadığı gizli aşk da ortaya çıkacak. Bu karmaşık western draması Johnny Cash’i bile güldürüyor. “I spoke not a word, though it ment my life / for i’d been in the arms of my best friends wife” (Tek kelime edemedim, hayatıma mal olsa bile / Çünkü o gece en iyi arkadaşımın karısının kollarındaydım) dediği yerde Cash yine muzip bir kahkaha koyuveriyor.

Johnny Cash Folsom Prison 1969

Sonraki şarkı, “Send a Picture of Mother”,  başlamadan önce geçen arada Johnny Cash bir bardak su istiyor. Su biraz gecikince mahkumlarla şakalaşıyor. Bu mesele onun hoşuna gitmiş olsa gerek ki San Quentin’de biraz daha üstüne basarak tekrarlayacak ama Folsom da araya başka anonslar da giriyor, (Daha doğrusu anonslar o şekilde işlenmiş. Başka bir şarkının giriş konuşması da duyuluyor sonra o kesiliyor ve su muhabbetine geri dönülüyor) bir mahkûmu yine resepsiyona davet ediyorlar ve Cash’in yazdığı hüzünlü bir balad olan “Send a Picture of Mother” başlıyor.

Devamındaki şarkı “The Wall” (Duvar) hapishane duvarı hakkında yazılmış bir şarkı. Sakin sakin başlıyor. Ne konuştuklarını pek duyamasak da ön sıradaki mahkumlar şarkı sözlerine çeşitli yorumlar getiriyorlar. Cash sözlerden sapıp yine gülmeye başlıyor. ”Ama bu doğru,” diyor gülerek ve ekliyor. “Aşağılık piçler”

Sonraki şarkıya geçerken size birkaç tane aşk şarkısı çalacağım, diyor Johnny Cash. “Bir adamın en iyi dostu köpektir ve bu şarkı bir köpek hakkında.” seyirci garip şekilde hoşlanıyor. kahkahalar, alkışlar… Dirty Old Egg Sucking Dog

Peşi sıra bir öncekini aratmayan ve bazı country şarkılarında rastladığımız o garip kovboy mizahını sonuna kadar barındıran “Flushed From the Bathroom of Your Heart” (Kalbinin Tuvaletinden Sifonla Yollandım) başlıyor ve yine milletin müthiş hoşuna gidiyor. Mahkûmların içinde bulunduğu şartları iyice düşünüp tarttığı belli olan Cash bu kısa ve komik parodi şarkılarla ortamı yumuşatıp, herkesin suratına bir gülücük kondurmayı başarıyor.

image

“Buraya en son geldiğimde Joe Bean diye birini asıyorlardı. Hala burada mı?” diyor sonraki şarkıya girerken. Mahkûmları avucuna alan Johnny Cash’in onlarla kurduğu içten ve bire bir ilişkiyi gösteren harika bir giriş daha. “Assınlar orospu çocuğunu, bize ne,” gibisinden bir cümle ile şarkısına başlıyor. Anlıyoruz ki şarkı doğum gününde asılan birini anlatıyor ve Happy Birthday Joe Bean’e bağlanan bir finalden sonra alkışlar arasında June Carter ve grubun diğer kısmı yeniden sahneye davet ediliyor.

“June, benimle şarkı söyleyecek misin?” “Evet seninle şarkı söylemek çok hoşuma gider.” “Çok güzel görünüyorsun.” (Alkışlar) “Teşekkürler. Yeniden Folsom’da olduğumuz için çok mutluyum.” “Seni konuşurken seyretmeye bayılıyorum.”  June ve Johnny şanına yaraşır bir coşku ile “Jackson”u şakımaya başlıyorlar. Bu şarkının stüdyo kaydı 1968 de onlara Grammy ödülü kazandıracak. June Carter’ın kendine has gırtlak oyunları büyük alkış alıyor.

June Carter’ın sahneye gelişi Folsom’u ateşe veriyor. Coşku ve alkışlar en tepe noktasına ulaşıyor. O gürültüde Cash’i duyuyoruz yine hayal meyal. “Ne kadar vaktimiz kaldı,” diye soruyor. 15 dakika olduğunu öğreniyor. “Give My Love to Rose” başlıyor. Hapisten salıverildikten sonra ailesine ulaşamadan tren yolunda ölü bulunan bir adamın kalp kıran hikâyesini dinliyoruz.

johnny-cash-at-folsom-prison

Kapanışa doğru tempo bir kez daha yükseliyor. Daha yavaş tempolu versiyonlarını da duyduğumuz mahkum üniformasına gönderme yapan “I Got Stripes” (Çubukluları Giydim) tam bir patlamaya dönüşüyor ve heyecanı tekrar yukarılara taşıyor. Şaerkı sonunda mikrofonu tutan ayaklık gevşiyor ama Cash’in keyfi yerinde: “Biri gelip şu mikrofonu sıkıştırabilir mi?” diye soruyor. (burada argoda becermek, düzmek anlamına da gelen “screw ” kelimesini kullanıyor) “Ah, ben ne diyorum,” diyor Cash. Herkes mutlu ve gülüyor.

Mikrofonunu kendi sıkıştıran Cash bu kez seyirciye dönüp özel bir isteği olan var mı diyor. Biri istiyor mu tam anlaşılamıyor ama Cash, size John Henry’yi çalayım, diyerek şarkıya başlıyor. Hızlı temposuna rağmen seyirciden pek ilgi gördüğünü söyleyemeyiz. Fazla bir tepki gelmiyor şarkıya.

Cash sona sakladığı büyük sürprizden hemen önce, yine gruptaki herkesin katılımıyla pek meşhur bir şarkı olan “Green, Green Grass of Home”u söylemeye başlıyor. Ancak bu albümdeki kayıt gerçekten dikkate değer bir yorum. The Statler Brothers’ın melekleri andıran vokalleri ile daha da değerleniyor.

Konserin sürprizi “Greystone Chapel” oluyor. Bir gece önce otelde kendisine dinletilen Folsom’daki bir mahkumun yazdığı şarkıyı repertuarına alan Cash, bunu da seyircilerine gururla açıklıyor: “Bu şarkı şu an Folsom Hapishanesinde bulunan bir adam tarafından yazıldı. Dün gece bu şarkıyı ilk kez duydum ve çaldım. Her neyse… Bu şarkı aranızdaki bir dostumuz, Glen Sherley tarafından yazıldı. (Alkışlar, alkışlar) Umarım şarkının hakkını verebilirim Glen” Grup seyircinin de katılımıyla övgüyü hak eden bir biçimde şarkıyı iki kere icra ediyor ve konser sona eriyor. Konserin sonunda Johnny Cash elini seyirciye doğru uzatıyor ve orada olan Glen Sherley’in elini sıkıyor.

3361

Johnny-Cash-Glen-Sherley

 

Albüm yayınlandıktan sonra Billboard country albümler listesinde 1 numara oldu. Ayrıca Billboard pop albümler listesinde 13. sıraya kadar yükselmeyi başardı. Albümde en göze çarpan duygu Cash’in mahkumlarla kurduğu empati ve onların şarkılara gösterdikleri coşkulu tepkiler de olsa bazı izleyici seslerinin albümün atmosferini güçlendirmek adına daha sonra kayda eklendiği biliniyor. Yine de bu durum albümün gücünü azaltmıyor. Albümün müzik tarihindeki önemli geri dönüşlerden biri olduğunu da belirtmek gerekiyor. Şaşalı başlayan kariyerinde şöhretin klasik bir bedelini ödercesine bocalayan ve çalkantılı aile yaşantısının da etkileriyle geriye düşen Johnny Cash uzun bir süre amfetamine sığındı. Bir bağımlı hayatı yaşayan Cash bir süre kendi parıltısının solup gidişini izledikten sonra June Carter’ın hayatına girmesiyle yeniden toparlandı. Carter’la aynı sene içinde evlenen Cash, At Folsom Prison albümü ile de yeniden zirveye çıktı. At Folsom Prison, Cash’in son beş yılda listelere girebilmiş ilk albümüydü.

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. 2014 yılında Snakeroot ile Downtown To Ghetto albümünü piyasaya sürdü. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı hikayesi Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı hikayesi Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı.

Johnny Cash: AT FOLSOM PRISON hakkında 2 Yorum

  1. Johnny Cash ismini ilk sizin facebook sayfinizda-ki bir paylasimda gormustum…cok buyuk bir tesduf eseri birkac gun sonra tv.de bir film basladi…Walk the line (Johnny Cash’in hayati tamami degil )….aaaa Joaquin Phoenix oynuyor ve seyredecegim dedim..cunku ben ayni zamanda bir Joaquin Phoenix hayraniyim…Bu yorumunuzu okuyunca da dedimki iyiki seyretmisim ve iyiki Joaquin Phoenix oynamis…:)))

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: