En Son Yazılar

Bob Dylan: The Witmark Demos: 1962-1964

 

1962 yazında Bob Dylan’ın menajeri Albert Grossman, şarkıcılar, TV proramları ya da filmler için ısmarlama şarkı yapıp yayınlayan M.Witmark & Sons şirketi ile bir anlaşma imzaladı. O yıllarda sanatçıların kendi yazdıkları şarkıları bizzat kendilerinin söylemesi pek alışıldık bir durum değildi. Bunun yerine sesi ve sahne pırıltısı beğenilen şarkıcılara, hali hazırda elde birikmiş, önceden hazırlanmış kataloglardan seçme şarkılar toparlanır ya da “hit” şarkı yazdığı bilinen, müzikal ve ticari başarısı kanıtlanmış sözleşmeli şarkı yazarlarına ısmarlama şarkı yazdırıldı. Bu şekilde çalışan yapımcı firmalar, bizdeki Unkapanı çarşısını hatırlatır bir şekilde, genelde New York’ta  1619 Broadway’deki Brill binasına ve çevresine yerleşmişlerdi. Bu bölge ve bu müzik endüstrisi Tin Pan Alley olarak  bilindi.

Her ne kadar zaman zaman çok müthiş şarkılar çıksa da Tin Pan Alley, Bob Dylan’ın da aralarında olduğu pek çok yeni ve idealist müzisyen tarafından beğenilmez ve dalga geçilirdi. İçi boş, saçma kafiyelere dayalı ve çabuk üretilip tüketilen pop şarkılar genelde buradan çıkardı. Bob Dylan pek onların aradığı türden, gençlik için basit pop şarkıları yazacak birisi değildi. Aslına bakarsanız, 1985’teki bir röportajında Bob’un da diyeceği gibi, Tin Pan Alley’i bizzat kendisi tarihe gömecekti. Çünkü Bob’un kendi şarkılarını yazarak elde ettiği kabul görme ve başarılardan sonra diğer sanatçılar da formüle edilmiş ısmarlama şarkılar yerine kendi şarkılarını yazıp söylemek için cesaretleneceklerdi.

Yine de kariyerin henüz başındayken, menajeri Albert Grossman ve bir açıdan da Bob Dylan başkaları için şarkı yazma işinde bir gelecek gördüler. 1962 yılında Columbia firmasında çalışan ve Bob Dylan’ın ilk albümünü de yapan yapımcı John Hammond’un yönlendirmesiyle Leeds Müzik firmasının bir alt kuruluşu olan Duchess müzikle anlaşan Bob Dylan’a 1.000 dolarlık bir avans verilmişti. Günde 1 dolara kafelerde çalan, fazladan yatağı olmayan arkadaşlarının evinde geceyi geçirirken halının, döşemenin üzerinde yatan ve o yıllarda Charlie Chaplin’in bizim buralarda “Şarlo” olarak bilinen tiplemesini andıran Bob Dylan için bu maddi anlamda büyük bir atlamaydı.   Daha sonra Bob Dylan’ın menajerliğini üstlenen Albert Grossman, Dylan’ı Duchess’ten alıp, daha geniş bir iş ağına sahip olan M.Witmark & Sons firmasına taşımaya karar verdi. M.Witmark & Sons firması Grossman’a, şarkı yazabilecek yeni müzisyenler bulması ve onlarla anlaşma yapması için 100.000 dolarlık nakit bir fon ayırmıştı.  Bu fonun büyüklüğünden Bob’a hiç bahsetmeyen Grossman ona Duchess firmasından ayrılıp Witmark & Sons’a geçmesi için sadece 1.000 dolar verdi. O 1.000 dolar ise Duchess’in Bob’a verdiği avansın geri ödenmesi için kullanılacaktı. Böylece Bob, Grossman’dan aldığı bin doları Duchess’e verdi ve oradaki kontratını iptal edip hiçbir ücret almaksızın Witmark & Sons ile yeni bir anlaşma imzaladı. Akabinde de yeni şarkılarının demo kayıtları için Witmark & Sons’taki kayıt odasına kapandı. Kimilerine göre sadece işini yapan, Bob Dylan’a göre kollarını bir ahtapot gibi temsil ettiği sanatçılara dolayarak onları sömüren Grossman’nın bu ve bunun gibi  daha bir çok “numarası”  ortaya çıktığında Dylan’ın Grossman’dan kurtulması kolay olmayacak ve aralarında dava  Albert Grosmann 1986’da ölene dek devam edecekti.

Witmark’a dönecek olursak, yaklaşık boyutları 2×2,5 metre olan bu küçücük stüdyolarda Bob Dylan aralarında “Blowin’ in the Wind”, “A Hard Rain’s a-Gonna Fall”, “Masters of War” , “Don’t Think Twice, It’s All Right”, “The Times They Are a-Changin'” ve “Mr. Tambourine Man” gibi daha sonra birer başyapıt haline gelecek eserlerini, büyük bir rahatlıkla, bazen sözleri unutarak, akorları şaşırarak, bazen gitarla bazen piyano ile kaydetti. Bob kayıttayken Witmark’ta çalışanlar onun kapısını özellikle sıkıca kapıyorlardı. O dönemde orada çalışan ses teknisyenlerinden Ivan Augenblink’in anlattığına göre Bob’un yüksek perdeden gelen nasal sesi orada çalışanları rahatsız ediyordu. Bu gencin koca firmayı piyasadan sileceğini nereden bilsinler.

Bob Dylan, 1962-1964 yılları arasında Witmark için tam 39 şarkı kaydetti. Bu şarkıların yanında Witmark’a geçmeden önce Leeds Music/Duchessiçin kaydetti 8 şarkı da bu albümde yer alıyor. Bu şarkıların bir çoğu yıllar boyu elden ele dolaşan, resmi olmayan bootleg albümlerde yer alıp dinlenmişti. Bir kısmı ise Bob Dylan’ın 1991’den itibaren çıkara geldiği resmi Bootleg serilerinde yayınlanmıştı. Yine de “The Bootleg Series Vol. 9 – The Witmark Demos: 1962–1964” tüm kataloğu bir arada bulundurması ve temiz, elden geçmiş bir kayıt sunması açısından çok önemli bir albüm. Albümün bir diğer değeri ise, ilk albümünde kendi yazdığı şarkılardan sadece iki tanesine yer verebilen genç bir sanatçının, aslında yeteneğini içten içe, bir heykeltıraş gibi nasıl yonttuğunu ve yavaş yavaş Amerikan müziğine yeni bir yol verecek singer/songwriter denilen akımın en büyük öncüsü haline dönüştüğünü gösteren bir belgesel niteliğinde olması. Müzikal anlamda bu şarkıların bir dinleyicinin beğenisine sunulmak için değil de, sonradan notaya dökülmesini ve Witmark şirketi tarafından telif hakları anlamında kayıt altına alınmasını sağlamak için kaydedildiğini unutmamamız gerekiyor. Bu da bir keyif aslında: Bob Dylan’ı kariyeri boyunca, gece başlayıp sabahına bitirdiği yanlışlıklar ve yorgunluklarla dolu “Another Side Of Bob Dylan” albümü hariç, bu kadar rahat, pervasız ve kendiyle baş başa bir kayıtta duyamamış olabiliriz.

Reklamlar
Bülent Çallı hakkında ()
Bülent Çallı, 1974 yılında Almanya’nın Bruchsal kentinde doğdu. 2014 yılında Snakeroot ile Downtown To Ghetto albümünü piyasaya sürdü. İlk romanı SİMSİYAH, İletişim Yayınları tarafından Temmuz 2015'te yayınlandı. "Kırmızı Gömlek" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2016'da yer aldı. "Kötü" adlı hikayesi Fitbol Dergisi Şubat 2016 sayısında yayınlandı. Aynı hikaye 2016'da İletişim Yayınları'ndan çıkan "Al Da At Dercesine" isimli derlemede de yer aldı. Bülent Çallı ve "Simsiyah" İzmir Saint-Joseph lisesinin 2016 yılı "Okuma Günleri" etkinliğine katıldı. Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği'nin (Fabisad) geleneksel GIO ödüllerinde, "Çöp" adlı hikayesi Yayımlanmamış Öykü dalında Başarı Ödülü'ne layık görüldü. "Babamızın Vasiyeti" adlı hikayesi İletişim Yayınları'nın Resimli Türkçe Edebiyat Takvimi 2017'de yer aldı. İkinci romanı Duman Otel, İletişim Yayınları tarafından Mart 2017'de yayımlandı.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: